10 Haziran 2010 Perşembe

İngiliz basınından özetler

İngiliz basını bugün İran'a yaptırımlar konusu ve Türkiye'nin tavrını konu aldı.
ran'a yönelik dördüncü tur yaptırımların, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kabul edilmesi, İngiltere gazetelerinde geniş yer bulan haberlerden. Oylamada 12 üye evet, Türkiye ve Brezilya hayır oyu kullanmış, Lübnan çekimser kalmıştı.

Financial Times, Amerikan yönetimin, Türkiye'nin hayır oyu kullanmasından Avrupa'yı sorumlu tuttuğunu yazıyor.

ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi üyeliğe kabul etmemesinin, bu ülkeyi Batı'dan uzaklaştırdığını söyledi.
İran’ın oluşturduğu tehdit

Öte yandan İran, yaptırımlara rağmen, uranyum zenginleştirmeye devam edeceğini ilan etti.

Financial Times yazarlarından Roula Khalaf bir çok siyasi analistin, dünyanın, nasıl Pakistan gibi diğer nükleer güçleri kabul etmek zorundaysa, nükleer yönden gelişmiş bir İran'a da uyum sağlayabileceği yolundaki görüşlerini aktarıyor.

Nükleer bir İran'ın Orta Doğu'da istikrarı bozacağına ve Tahran'ın müttefiklerini cesaretlendireceğine şüphe yok.

Ama Tahran rejimi üzerinde giderek artan askeri nüfuz ve radikal bir isim olan Ahmedinejad'ın yükselişi, İran'ın atom bombası kullanacağı anlamına gelmemeli.

Nihayetinde İran'ın liderleri, İsrail'in çöküşünden çok, ülke içinde iktidarlarını sağlamakla ilgililer.

İşçi Partisine kadın lider gelir mi?

İngiltere'de artık muhalefette yer alan İşçi Partisi'nin yeni lideri, siyah bir kadın olabilir mi?

Bu olasılık, dün 20 yılı aşkın süredir milletvekilliği yapan Diane Abbott'ın, aday listesine dahil edilmesiyle arttı.

56 yaşındaki Abbott, İşçi Partisi'nin en solunda duran isimlerden.

Guardian gazetesi, Abbot'ın, partide liderlik seçiminin favorisi gölge Dışişleri Bakanı David Miliband'ın desteğiyle aday listesine girebildiğini yazıyor.

Miliband, parti başkanlığına vekalet eden Harriet Harman'ın, adaylar arasına bir kadını sokmak amacıyla tercihini Abbott'tan yana kullanmasından 24 saat sonra oyunu Abbott'a verdi.

Böylece, adaylık için gereken 33 oy sınırı da aşılmış oldu.

Diane Abbott, David ve Ed Miliband, Ed Balls ve Andy Burnham karşısında yarışacak.

Financial Times gazetesi, Amerikan Başkanı Obama'nın, petrol devi BP'ye yönelik sert ifadelerini manşetine taşımış. "BP'nin aleyhinde konuşulması İngiltere'yi alarma geçirdi" diyen Financial Times sektördeki kaygıları şu sözlerle aktarıyor okuyucularına:

Amerikan Başkanı Obama'nın BP'ye karşı sert çıkışını, "agresif ve uygunsuz" diye niteleyen sektör çevreleri, bunun Atlantik ötesi ilişkileri bozabileceği uyarısında bulundu. Bu kaygılar, İngiltere'de siyasi huzursuzluğun tırmandığı bir zamana rastladı.

Zira Amerika'da Kasım ayındaki ara seçimler yapılacak ve BP'nin Meksika Körfezi'ndeki petrol sızıntısına müdahale şekline yönelik saldırıların, normal düzenlemeye yönelik değerlendirmelerden çok bu ara seçimin yarattığı siyasi ortamın sonucu olduğu yorumları yapılıyor.

‘Obama’nın çizmesi’

Daily Telegraph gazetesi de aynı konuya manşetten yer veriyor ve "Obama'nın çizmesi, İngiliz emeklilerin boğazına dayandı" diyor.

İngiliz yatırımcılar, Amerikan başkanının, haddini aşan eleştirileriyle, milyonlarca insanın emeklilik maaşlarını tehlikeye attığını söyledi.

20 Nisan'daki kazadan önce BP İngiltere'nin en büyük şirketiydi, pazar değeri 122 milyar sterlini buluyordu.

O zamandan bu yana bu rakamdan 49 milyar sterlin eksildi. Uzmanlara göre Meksika Körfezi'ndeki kirliliği temizlemenin şirkete maliyeti 10 ila 20 milyar sterlini bulabilir ancak asıl kaygılandıran, yatırımcıların, BP'nin Amerikan hükümetince daha fazla cezalandırılacağı korkusuyla, hisselerini satmaları.

BP Obama'nın hisselere etki etme gücünden o kadar kaygılı ki, İngiltere Başbakanı David Cameron'dan Beyaz Saray'la kendileri lehine görüşmesini talep etti.

Başbakanlık ise bu konuya müdahil olmayı reddetti.
‘ABD uyarmıştı’

Times gazetesinin manşeti, Afganistan. Gazete Amerikan hükümetinin, 2006 yılındayken, İngiltere'yi Helmand eyaletine yeterli birlikle gitmedikleri yolunda uyarmış olduğunu yazıyor.

Önde gelen Amerikalı yetkililer, o dönemde Afganistan'ın en tehlikeli eyaleti haline gelen Helmand'da Taliban tehdidiyle mücadele etmek için 3300 askerin yeterli olmadığını söyledi, ancak bu tavsiye dikkate alınmadı.

Times bu bilgilerin Helmand operasyonuna ilişkin soruşturma açılması yolunda siyasetçilerin çağrıda bulundukları bir zamanda gündeme geldiğine dikkat çekiyor.

Dün bu eyalette savaşın yoğunlaştığını hatırlatır şekilde, yaralı iki İngiliz askeri kurtarmaya çalışan bir Amerikan helikopteri vurularak düşürüldü.

Dört kişilik mürettebat hayatını kaybederken, başka bir yerde meydana gelen patlamada ölen İngiliz askerle, İngiltere'nin savaştaki can kaybı 294'e yükseldi.

Bu ölümler, Britanya Silahlı Kuvvetleri'nin, daha iyi kaynaklara sahip Amerikalı meslektaşlarına ne kadar bağlı olduklarını da altını çizer nitelikte. Halihazırda 20 bin Amerikan piyadesi, 8 bin İngiliz askerin yanında görev yapıyor.
Cuma namazını kadın imam kıldıracak

Otizm ve DNA

Otizm ile genetik yapı arasındaki bağ ilk kez ortaya kondu.

Daily Telegraph gazetesi, çocuklarda otizmi belirleyecek yeni bir test yolunda önemli adımlar atıldığını, hastalıkla bir dizi genetik özellik arasındaki bağın keşfedildiğini yazıyor.

Uzmanlar, otizmden muzdarip binden fazla çocuğun dahil edildiği ve Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, bazı genetik mutasyonların bu çocuklarda diğer çocuklara kıyasla yüzde 20 oranında daha yaygın şekilde görüldüğünü ortaya koydu.

Uzmanlara göre bu sayede İngiltere'de yarım milyondan fazla insanı etkileyen rahatsızlığın köklerinin belirlenmesi sağlanabilir.

İngiltere'de otizmin belirlenmesi için çocuklar, sosyal etkileşim, iletişim ve yaratıcılık özelliklerinin keşfedilmesi amacıyla çok uzun bir süre devam eden testlere tabi tutuluyor.

Bu da otizm teşhisinin söz konusu çocuk beş yaşına gelene kadar tam anlamıyla konamaması anlamına geliyor. Genetik test yapılabilmesi olasılığı ise doğumdan hemen sonra risklerin hatlarıyla belirlenmesini sağlayabilir.



KAYNAK:http://www.dunyabulteni.net

0 yorum: