Bugünkü gazetelerinin ortaklaşa yer verdiği konulardan biri, İngiltere Genelkurmay Başkanı Mareşal Jon Stirrup'un görevden ayrılması.
Guardian, hükümetin, özellikle İngiliz Ordusu'nun Afganistan'daki başarısızlıkları nedeniyle eleştiriler alan Stirrup'un sonbahar aylarında yapılması planlanan Stratejik Savunma Değerlendirmesi'nden önce görevi bırakmasını istediğini yazıyor.
Gazete, Stirrup'un Afganistan'ın Helmand bölgesinde görev yapan İngiliz askerlerine yeterli miktarda helikopter ve zırhlı araç sağlanması için, savunma bakanlığı, hazine ve başbakanlık nezdinde etkin olmamakla suçlandığını belirtiyor.
Yeni Afganistan stratejisi
Daily Telegraph ise manşetine çıkardığı bu habere, 'Afganistan: Sonun başlangıcı' başlığını atmış.
Gazete, Başbakan David Cameron'un bugün Avam Kamarası'nda yapacağı konuşmada Afganistan konusundaki yeni stratejiyi açıklayacağını ve bu yeni stratejinin bu ülkedeki asker sayısının bir yıldan kısa süre içinde azaltılmaya başlanacağı umutlarını artırdığını yazıyor.
Gazete Stirrup'un görevden alınmasının da bu yeni stratejinin bir işareti olduğu yorumunda bulunuyor.
Yeni stratejinin başlıkları
Daily Telegraph, İngiltere'nin yeni Afganistan stratejisini de üç başlıkta şöyle özetliyor; Afganistan'da başarıya ulaşıldığı ve Afgan güçlerinin ülkede güvenliği sağlayabildiği konusunda İngiliz seçmenleri ikna etmek daha çok çaba harcamak, başarı kıstasını 'Tam istikrara kavuşmuş bir Afganistan' yerine, 'belli ölçüde istikrarlı bir Afganistan' diye belirlemek ve gelecek Temmuz ayında asker sayısını azaltmayı öngören Amerika Birleşik Devletleri öncülüğündeki gözden geçirmeye tam bir bağlılık.
Amerika Birleşik Devletleri kıyılarında, petrol devi BP'ye ait kuyularda yaşanan petrol sızıntısının etkileri de İngiliz basınının bugün geniş şekilde ele aldığı konulardan.
Independent da bugün, bu konuda bir manşetle çıkmış.
Beyaz Saray'ın talepleri
Gazete, Amerikan yönetiminin sızıntıyı azaltmak adına yeni planlarını sunması için BP'ye verdiği 48 saatlik sürenin dün gece itibariyle sona erdiğini belirtiyor.
Independent, Beyaz Saray'ın BP'den, sızıntıdan zarar görenlere tazminat ödemeleri için milyarlarca dolarlık bir fon oluşturmasını talep ettiğini de yazıyor.
Gazete ayrıca, BP yetkililerinin bugün toplanıp, devam eden çevre felaketinin şirkete yarattığı zararın büyüdüğü bir ortamda, hissedarlara kâr payı ödemesi yapılıp yapılmayacağına karar vereceğini kaydediyor.
Independent, her üç ayda bir 2,6 milyar doları bulan kâr payı ödemelerinin askıya alınmasının, İngiltere ve uluslararası emeklilik fonlarına büyük darbe vuracağını belirtiyor.
'15 yıl hapis alabilirler'
Times ise BP'nin patronlarının sızıntının bedelini 15 yıla kadar hapis cezasıyla ödeyebileceğini yazıyor.
Gazeteye konuşan Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden Çevre Hukuku Profesörü Jody Freeman ihmal suçu sabit bulunursa, bu suça hapis cezası verilebileceğini söylüyor.
Freeman, bu suça verilen azami cezanın üç yıl olduğunu, ancak ölüm ve yaralanma yaşanan vakalarda bu cezanın 15 yıla kadar çıkabileceğini kaydediyor.
Gazete haberinde sızıntıyı başlatan 20 Nisan'daki patlamada sekiz kişinin öldüğünü de hatırlatıyor.
BP'yle mesafe
Financial Times da diğer bazı büyük uluslararası petrol şirketi yönetim kurulu başkanlarının Amerikan Kongresi'nde verecekleri ifadelerde BP'yle kendileri arasında mesafe koyacaklarını yazıyor.
Gazete, Exxon Mobil, Shell ve Chevron'dan yetkililerin Temsilciler Meclisi Enerji ve Ticaret Alt Komisyonu'na verecekleri ifadelerde, doğru önlemler alınsaydı kazanın yaşanmayabileceğini söyleyeceklerini belirtiyor.
Financial Times, büyük petrol şirketlerinin bu fırsatı Meksika Körfezi açıklarında petrol çıkarmaya devam edilmesi tezlerini savunmak için de kullanacaklarını yazıyor.
'Kırgızistan'a Rus barışgücü'
Times, dünya haberleri sayfalarında Kırgızistan'ın güneyinde Kırgız ve Özbekler arasında yaşanan etnik çatışmalara geniş yer veriyor. Gazete, Rusya'nın ülkedeki Rus görevliler ve ailelerini korumak için 650 asker yolladığını yazıyor.
Times, bu boyutta bir birlik yollanmasının, eski Sovyetler Birliği ülkelerinin üye olduğu NATO benzeri güvenlik ittifakının bugün yapacağı toplantıda, iç savaşın önlenmesi için Rusya öncülüğünde bir barış gücü misyonuna yetki verileceği yönündeki spekülasyonları artırdığını belirtiyor.
'ABD ve Rusya'nın nüfuz mücadelesi'
Times'tan Tony Halpin'de olayları 'iktidar oyunları, yoksulluk ve etnik düşmanlıklar' başlıklı bir yazıda yorumlamış.
Dikkat çeken satırlar şöyle;
'Özbekler Oş kentinde nüfusun yüzde 40'ını, komşu Celalabat bölgesinde de yarısını oluşturuyor. Özbekler, çoğunlukla yeni geçici yönetimi desteklerken, Kırgızlar Belarus'a sürgüne gitmeden önce destek bulmak için Oş'a kaçan eski Cumhurbaşkanı Kırmanbek Bakiyev'e sadık kaldı. Oş'un da içinde bulunduğu verimli Fergana Vadisi, geçmişte tek bir derebeyine aitti. Vadi, birbirine rakip etnik grupları güvenlikleri için Moskova'ya bağımlı kılma siyaseti çerçevesinde, Joseph Stalin tarafından Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan arasında bölündü. Bu çok yoksul ülkede Kırgızlar, Özbeklerin görece müreffeh durumuna kızgın. Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya, her ikisinin de askeri üslerine ev sahipliği yapan tek ülke olan Kırgızistan'da nüfuz mücadelesi veriyor. Çin de Kırgızistan'la uzun bir sınıra sahip'.
Vuvuzela yasaklanabilir
Daily Telegraph Güney Afrika'daki dünya kupasında stadyumlardaki taraftarların çaldığı ve pek çok futbolseverin sesini sinir bozucu bulduğu vuvuzela adlı büyük plastik düdüklerle ilgili bir habere yer veriyor.
Gazete, televizyon yayıncıları, taraftarlar ve oyuncuların şikâyetlerinden sonra vuvuzelaların yakında yasaklanabileceğini yazıyor. Güney Afrikalıların ülkenin futbol kültürünün bir parçası olarak gördükleri vuvuzelayı savunduğunu yazan gazete, diğer taraftarlarınsa vuvuzela sesi tezahüratları bastırdığı için yasağa destek verdiğini kaydediyor.
Kaynak: BBC
14 Haziran 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder